İlginizi Çekebilir
İP BASKISI
  1. Ana Sayfa
  2. ANA SAYFA
  3. Her Şeye Hayır Diyen Aslan

Her Şeye Hayır Diyen Aslan

Her Şeye Hayır Diyen Aslan

Merhabalar.

Bugün sizler için.. yo yoo çocuklarımız için SESLİ  KİTAP bölümündeki hikayelerden Her Şeye Hayır Diyen Aslan hikayesine ait boyama ve çalışma sayfasını paylaşıyoruz. Peki bu aslan kimdir? Neden hayır demektedir? Bu hikaye çocuklar için önemli midir?  

Hadi başlayalım soruların cevabına. Kitap okumak okul öncesi dönem çocukları için (3-6, 0-3) oldukça önemlidir. Bu söz de oldukça klasik duruyor. Klasik durması onun gerçekliğini değiştirmiyor tabi ki. Kitap okunan çocukla hiç kitap okunmamış çocuk arasında büyüklerimizin tabiri ile dağlar kadar fak vardır. Dil, sosyal, zeka, duygusal gelişimlerini fazlasıyla etkilemektedir. Örneklendirelim:

-Hikaye dinleyen çocuk konuşurken daha çok kelime kullanır, bilmediği kelimelerin anlamını merak eder.

-Hikaye dinleyen çocuk hayal kurar. Hayal kuran çocuk da zorluk karşısında daha sağlam durur. 

-Hikaye dinleyen çocuğun problem çözme becerisi gelişir.

-Hikaye dinleyen çocuk hayata hazırlanmış olur.

-Hikaye dinleyen çocuk kültürel yönden zenginleşir.

-Hikaye dinleyen çocuk kendini ve duygularını ifade edebilir.

-Hikaye dinleyen çocuk ilerleyen yaşlarında okuma-anlama metinlerinde zorlanmaz.

-Hikaye dinleyen çocuk kitap sevgisi kazanır.

-Hikaye dinleyen çocuk…….. 

Sporun temeli jimnastik ise hayatın temeli de kitap okumadır.  Burada aklıma gelen çakıl taşı hikayesini paylaşmak istiyorum sizinle. 

Ardından kavanozu tenis topları ile doldurur ve öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar… Öğrenciler, hep bir ağızdan kavanozun dolduğunu söylerler…

Bu sefer profesör içi çakıl taşı dolu olan bir torba çıkarır ve torbanın içindeki tüm çakıl taşlarını kavanoza döker…

Sonra çalkalayarak taşların tenis toplarının arasındaki boşluklara yerleşmesini sağlar…

Öğrencilerine tekrar sorar;

– “Kavanoz doldu mu çocuklar?”

Öğrenciler yine “evet doldu” diye yanıtlarlar.

***

Profesör bu defa içi kum dolu bir torba çıkarır ve torbanın içindeki tüm kumu kavanozun içine boşaltır…

Onu çalkalar ve kumların, içi tenis topu ve çakıl taşı dolu olan kavanoza yerleşmesini sağlar…

Bir defa daha sorar öğrencilerine;

– “Kavanoz doldu mu çocuklar?..”

Öğrenciler bir kez daha yanıtlar;

– “Evet, doldu…”

***

Bu sefer profesör bir öğrencisini kantine gönderip iki fincan kahve almasını rica eder… Gönüllü bir öğrenci koşarak sınıftan çıkar ve kısa bir süre sonra iki fincan kahve ile geri döner…

Öğrencisinin elinden kahveleri alan profesör bu defa bu kahveleri kavanozun içine döker ve çalkalar…

Sınıfa dönüp son kez sorar;

“Kavanoz doldu mu arkadaşlar?”

Öğrenciler biraz şaşkın dördüncü defa “evet doldu” diye cevap vermek zorunda kalırlar…

Bunun üzerine profesör içi tenis topu, çakıl taşı, kum ve kahve dolu kavanozu iki eli ile kaldırarak sınıfa gösterir ve şöyle der; ´

– Bu kavanoz sizin hayatınızı simgeler…

Bu tenis topları hayatınızdaki önemli şeylerdir…

Aileniz, çocuklarınız, sağlığınız arkadaşlarınız ve sizin için önemli olan şeyler…

Diğer şeyleri kaybetseniz de, bu önemli şeyler kalır ve hayatınızı doldurur…

Çakıl taşları ise daha az önemli olan diğer şeyleri temsil eder…

İşiniz, eviniz, arabanız vs…

Kum ise geriye kalan ufak şeylerdir…

Şayet kavanoza önce kum doldurursanız çakıl taşlarına ve özellikle de tenis toplarına yeterli yer kalmaz…

Aynı şey hayatımız için de geçerlidir… Vaktinizi ve enerjinizi ufak tefek şeylere harcar, israf ederseniz, önemli şeyler için vakit kalmayacaktır…

Dikkatinizi mutluluğunuz için değer taşıyan önceliklerinize çevirin…

Çocuklarınızla oynayın…

Sağlığınıza dikkat edin…

Eşinizle yemeğe çıkın…

Evinizin ihtiyaçlarını karşılayın…

Yani öncelikle tenis toplarını kavanoza yerleştirin…

Önceliklerinizi, sıraya dizmeyi iyi bilin… Gerisi hep kumdur…

Tam bu esnada bir öğrenci sorar; ´

– “Peki, o iki fincan kahve neydi hocam?” Profesör gülerek yanıtlar: ´

– “Bu soruyu bekliyordum… Hayatınız ne kadar dolu olursa olsun, her zaman dostlarınız ve sevdiklerinizle birer fincan kahve içecek kadar yeriniz vardır… O iki fincan dostlarınızla keyifle içeceğiniz kahvedir!..”

Ünlü filozof John LOCKE ‘nin sözünü de hatırlayalım :  “İnsan zihni doğduğu an boş bir levha gibidir”

Sanırım ne demek istediğim anlaşılıyordur. Yani biz kavanozu tek bir şeyle de doldurabilir, faydalı her bir şeyle de..

Zihnimizin boş olduğunu iddia eden John gibi düşünerek zihnimizi doldurabiliriz ya da bomboş bırakabiliriz.

İşte seçim anne ve babaların.. Ya da öğretmenlerin.. Maalesef bazı öğretmenlerimizin okul öncesi eğitim amaçları kesme yapıştırma, süslemeden öteye geçemiyor.. Aylarca gösteri hazırlığı saatlerce gereksiz uğraş.. Kitap okumayı önemsemeyen öğretmenler, anneler, babalar.. Sizleri nasıl ikna edebiliriz bilemiyoruz ama biz elimizden geleni yapalım. 

Sanırım sohbet tatlı geldi asıl konuya değinemedik. Her Şeye Hayır Diyen Aslan hikayesi öfke kontrolü için tavsiye edilen kitaplar arasında. Çocukların agresif ve inatçı özellikleri baskın olanları için işe yarayabilecek bir kitap. Her şeye itiraz etmenin hiç de güzel bir davranış olmadığını çocukların anlayabileceği şekilde anlatılması da çok önemli tabi. Şimdi kitabımızı dinleyelim. İsteyenler hikayenin etkinliklerini sağ tuş tıklayıp bilgisayara farklı kaydet seçeneğini kullanarak çıktı alabilirler. Başka etkinliklerde görüşmek dileği ile HOŞÇA KALIN 🙂 sevgiyle..

her şeye hayır diyen aslan- sesli kitap
Sesli Kitap- Her Şeye Hayır Diyen Aslam
her şeye hayır diyen aslan- sesli kitap
Okul Öncesi Sesli Hikaye Dinleme
her şeye hayır diyen aslan- sesli kitap
Okul Öncesi Sesli Hikaye Dinleme

Yorumlar

0 yorumlar

Yorum Yap

Yorum Yap