Spread the love

KIVIRCIKGİLLER BAHÇEDE

İlkbahar gelmişti; ağaçlar çiçek açmış,yeryüzü yeşile bürünmüş, kuşlar şarkılar söylemeye başlamıştı. Kıvırcık kardeşler Yusuf ve Enes artık evde durmak istemiyorlardı.

Dedelerinin bahçelerine gidip orada doyasıya eğlenmek varken evde oturmak can sıkıcıydı. Annesinin “Bahçeye gidiyoruz!” cümlesi ile heyecanla zıplamaya başlayan kardeşler hemen malzeme çantalarını hazırlamaya koyuldular.

Kürek, çapa, tırmık, kova, kepçe derken çantaları dolmuştu. Yol boyunca arabanın  camından meraklı gözlerle geçtikleri yerleri incelediler. Yolculuk bitmişti şimdi eğlenme vaktiydi.

Hemen oyun malzemeleri ile oyun oynayacakları bölümü seçtiler. Çapa yaptılar, toprak taşıdılar, buldukları çubukları toprağa saplayarak ağaç diktiler. Taş koleksiyonları için çeşitli taşlar bile topladılar.

Bu kadar oyundan sonra acıktığını hisseden Yusuf, yemek saatinin gelip gelmediğini öğrenmek için annesinin yanına geldi. Annesinin nefis güveç yemeği hazırladığını görünce “HIMMM NEFİS” demekten kendini alamadı.

Enes’i çağırdıktan sonra yemeğe oturan kardeşler ellerinin kir içinde olduğunu fark ettiler. Koşarak ellerini yıkamaya gittiler. Birbirlerinden ayrılmayı pek sevmeyen kıvırcıkgiller nihayet yemeklerini afiyetle yediler.

Yine oyun oynamak için dışarı çıktıklarında Yusuf’un aklına babası geldi. Babası işleri dolayısı ile bahçeye gelememişti. O zaman babasına bir hediye hazırlamayı düşündü. Bahçe hediye hazırlamak için uygun bir yer değildi

. Düşünürken, biraz ilerde duran bir kavanoz dikkatini çekti.  Aklına harika bir fikir gelmişti. Enes’i de çağırarak kavanozun içine bir sürü öpücük bıraktılar ve ağzını sıkıca kapadılar. Evet, babalarına harika bir hediye hazırlamışlardı. Öpücük dolu kavanoz! Muhteşemdi! Şimdi eve dönme zamanıydı. Eşyalarını toplayan kardeşler kavanozu yanlarından ayırmadılar. Yol boyunca onu sıkı sıkı tuttular. Eve döndüklerinde henüz babaları gelmemişti. Banyo yapıp temiz kıyafetlerini giyinip babalarını beklemeye başladılar. Heyecanla babalarının gelmelerini istiyorlardı. Ve beklenen an gelmişti. Zil çaldı. Kapıya koşan iki kardeş babalarına hediyelerini verdiler. Babaları boş kavanozu görünce çok şaşırmıştı. İçinde bir sürü öpücük duyunca şaşkınlığın yerini sevinç almıştı. Hediyelerinin karşılığında kocaman bir baba öpücüğü alan Yusuf ve Enes’in keyfine diyecek yoktu. 

S.Ş.Y

Leave your vote

0 points
Upvote Downvote

Yorumlar

0 yorumlar

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Log in

Parolanızı mı unuttunuz?

Hesabın yok mu? Kayıt

Parolanızı mı unuttunuz?

Hesap bilgilerinizi girin ve şifrenizi sıfırlamak için size bir link göndereceğiz.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Log in

Privacy Policy

Kapat
of

Dosyalar işleniyr…