İlginizi Çekebilir
HAYVANLAR HAKKINDA BİLGİ
  1. Ana Sayfa
  2. ANA SAYFA
  3. SEN DE YAZ: Haftanın İncisi Pazartesi

SEN DE YAZ: Haftanın İncisi Pazartesi


HAFTANIN İNCİSİ PAZARTESİ

sen de yaz haftanın incisi pazartesi

Hayat koşuşturmasına, sabah uyanıp derin bir nefes çekerek başlıyoruz. İçimize çektiğimiz o oksijeni, sanki gün boyu bizi idare etsin, motivemizi artırsın, yorgunluğumuzu içimize hapsetsin der gibi çekiyoruz. Sonrasında başlıyoruz koşuşturmaya; oraya koşuştur, buraya koşuştur ve şuraya koşuştur. Haliyle bize, o sabahki oksijen gün boyu yetmiyor. sen de yaz haftanın incisi pazartesi

Yorgunluk arttıkça artıyor ve hafta sonunun hayali ile sahra çölünde, su mehtabı gören insanlara dönüşüyoruz. Cumartesi ve pazar günleri öyle kıymetli hale dönüşüyor ki çocuğuna sarılan anne sıcaklığında sarılıyoruz hafta sonlarına, bırakmak istemezcesine.

Cumartesi günü hiç uyanmayacak modunda yatağa yapışıyoruz. Ah şu çiş molası olmasa her şey ne kadar da güzel! Olsun, küçük bir moladan bir şey olmaz uyumaya devam, deyip yatağa atıveriyoruz kendimizi. Hafta içi öğle yemeği saati olan saat 13:00 gibi hafta sonu kahvaltısı yapıyoruz ve oldukça mutlu oluyoruz. Tatil harika!

Pazar günleri cumartesiye oranla daha mutsuz geçiyor çünkü her an elimizden kayıp gidecekmiş gibi içimizi acıtıveriyor. Bu pazar günü bize sevgilisinden ayrılan insan ıstırabını yaşatıyor, yine de sevilesi bir gün. Evimizdeyiz, istediğimiz kadar yataktayız ve rahat kıyafetleri çok seviyoruz.

“Hayır, olamaz!” çığlığı ile karşılık veriyoruz pazartesi çalan saatimize. İşte geldi. Korktuğumuz başımıza geldi ve pazartesi şuan benimle birlikte. Gözlerimiz açılmak istemiyor, ağzımız tek lokma almak istemiyor, ayaklarımız yürümek istemiyor. Ya ellerimiz? Sanki saklanacak yer arıyor. Pazartesi ıstırabını bütün bedenimizle yaşıyoruz. Kötü pazartesi, pis pazartesi, hakaretleri içimizde sıralanıp duruyor.

Hadi bakalım herkes işine diyoruz ama mecburiyetten. Okul, iş, kurs, seyahat pazartesi günlerinin mutsuzluğu ile birleşince hiç de güzel görünmüyorlar. Evden çıkıyor, yollara düşüyor, işimizin başına geçiyoruz. Öğle saatlerine kadar atlatamadığımız o pazartesi gününün sıkıntısını, öğleden sonra bir parça da olsa üzerimizden atmaya çalışıyoruz. Öğleden sonra kendimizi daha iyi hissediyoruz. Belki vücudumuza giren kafein oranı bu konuda etkili oluyor.

Salı günü, haftanın ortasındaki çarşambaya yakın diye kulağa hoş geliyor. Perşembe ve cuma günleri hafta sonunun hemen yanı başında olduğu için çok seviliyor. Cumartesi, pazar vazgeçilmez günler oluyor. Ah şu pazartesi olmasa ne olurdu?

Düşünüyorum şimdi pazartesiyi mi sevmiyoruz yoksa çalışmayı mı? Acaba bize çalışkan olarak yaşamak mı zor geliyor? Yoksa hayatımızın amaçları ve hedeflerini mi bilmiyoruz. Niçin yaşadığımızın mı farkında değiliz yoksa?

Bilim insanların, ünlü filozofların hayata sabahın 5’inde başladıklarını biliyor muyuz?

Hayat amaçlarının “yatmak” ya da “ehl-i keyif” değil “sürekli üreten insan olmak” olduğunu biliyor muyuz?

Tüm yeşil bitkilerin, günün en çok oksijenini ürettiği saatlerin, sabah saatleri olduğunu biliyor muyuz?

Güne erken başlamanın yaşam kalitesini artırdığını biliyor muyuz?

Steve Jobs şöyle diyor: “17 yaşımdayken, şöyle bir şey okumuştum: “Her gününü, hayatının son günüymüş gibi yaşarsan, bir gün haklı çıkarsın.” Bu cümleden çok etkilenmiştim ve o günden beri, yani 33 yıldır, sabahları aynaya bakıp kendime hep şunu sordum: ‘Eğer bugün hayatımın son günü olsaydı, bugün yapmak üzere olduğum şeyleri yapmak ister miydim? Uzun süre, “Hayır” cevabı alınca bir şeyleri değiştirmem gerektiğini anladım.”

Pazartesi sendromu yaşayışımız belki bildiklerimizden değil de bilmediklerimizden dolayıdır. Hedefi olan insanlar yorulmaz, hayatı seven insanlar bir dakikasını bile boşuna harcamaz, çalışkan olan insanların tatili bile kendilerini geliştirmek adına dolu dolu geçer.

Sınava giren gençlerin ders çalışma programları olduğunu herkes bilir. Ders çalışmak için program yapıyoruz da neden “kaliteli yaşam” için yapmıyoruz? Ne de olsa hayatın ne kadar süreceğini bilmiyor, dünyaya yeniden gelmeyeceğimizi ise çok iyi biliyoruz. Pazartesi sendromu yoktur, hayatın tadını çıkaranlara!

SEN DE YAZ HAFTANIN İNCİSİ PAZARTESİ

DİĞER YAZILARA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN.

ETKİNLİKLERE GÖZ ATMAK İÇİN TIKLAYIN..

sen de yaz haftanın incisi pazartesi

Yorum Yap

Yorum Yap